KOMPLİKASYONLAR NEDENİYLE GEÇ ATLATILABİLİR

Posted on 15th Şubat 2011 in Haber

Türkiye’de keçi gribi yok”
Dün akşam keçi gribi olduğu gerekçesiyle canlı yayına çıkamadığı açıklanan Mehmet Ali Erbil’in durumuyla ilgili olarak Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi, Türkiye geneli için açıklama yaptı.Güncelleme:15 Şubat 2011 20:15
Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanı Mustafa Ertek, son günlerde Türkiye’de yaygın olarak görülen gribal enfeksiyonla ilgili bilgi verdi.

Girip virüslerinin A, B ve C olmak üzere üç grupta toplandığını belirterek, A grubunun insanlarda, kanatlı ve diğer hayvanlarda; B grubunun sadece insanlarda ve C grubunun ise domuzlarda ve insanlarda görüldüğü belirten Ertek, şimdiye kadar pandemilerin A grubu kaynaklı olduğunu ifade etti.

Ertek, şu anda Türkiye’de pandemi durumunun söz konusu olmadığını vurgulayarak, “şu andaki durumun virüs kaynaklı mevsimsel grip olduğunu söyledi. 2009-2010 pandemi döneminde grip sezonunun erken başladığını, Ekim ayından itibaren çok yoğun grip vakalarını ile karşılaştıklarını anımsatan Ertek, bunun çok beklenen bir durum olmadığını, hastalığın Kasım-Aralık aylarında daha fazla arttığınısöyledi. Ertek, şunları kaydetti.

“Ülkemizde alışılan gelen grip sezonu ocak ayında başlar ve şubat-mart aylarında artarak devam eder ve nisan ayından itibaren etkisini kaybeder.

Bu yıl ise bir iki haftalık bir gecikme oldu. Ocak ayının ikinci haftasında daha yoğun olarak mevsimsel grip görülmeye başladı.

Şu anda da pandemi döneminin dışındaki diğer yıllara bakıldığında herhangi bir farklılık arz eden bir durum yok. Sadece iki haftalık bir sarkma söz konusu. Bunun de sebebi, iklimin biraz daha ılıman geçmesinden dolayı, süreç gecikti.”

“KEÇİ GRİBİNDEN KAYNAKLANMIYOR”
Şu an etkili olan virüsün keçi gribi olmadığını belirten Ertek, merkezlerinde 15 ilden gribal enfeksiyon belirtileri gösteren hastalardan örnekler alarak inceleme yaptıkları anlattı.

Ertek, incelemelerde, Türkiye’de etkili olan virüsün ne olduğuna dair analiz yaptıklarını ve bunu haftalık olarak merkezin internet sitesinde yayımladıklarını belirtti.

Keçi gribinin daha çok hayvancılıkla uğraşan, pastörize edilmemiş enfekte sütlerin tüketilmesi ya da enfekte hayvanla çok yakın temas sonucu bulaşabildiğini ifade eden Ertek, şunları söyledi.

“Hayvancılığın yoğun olduğu yerlerde görülür. Zaman zaman 100-200 kişide görülebilen lokal salgınlar yapar. Tüm toplumu etkileyen bir enfeksiyon değildir.

İnsana geçtikten sonra gribe benzer şekilde baş ağrısı, ishal, ateş, halsizlik, etraf ağrısı görülebilir. Genellikle akciğeri tutar ve zatürre benzer bir durum olabilir, bazen karaciğeri tutabilir, kalp kapaklarını ve beyini tutabilir. Gripten tamamen farklı bir tablodur. Şu anda ülkemizde görülen tamamen viral kaynaklı mevsimsel bir griptir, keçi gribi değildir.

Vatandaşların, bu konuda rahat olması gerekiyor.”

“BU SENE, B TİPİ GRİPTE ARTIŞ SÖZ KONUSU”
Şu anki mevsimsel gribin, halk arasında “domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsünün neden olduğu gribal enfeksiyonun görüldüğünü pandemi döneminden bir farkı olduğunu ifade eden Ertek, “Pandemiden önce daha ziyade A gribi baskın olarak görülürken, pandemiden sonra şu anda görülen mevsimsel grip etkenleri içerisinde B tipi gribi daha fazla görüyoruz” diye konuştu.

Ertek, şöyle devam etti.

“Pandemi döneminde toplumun önemli bir kısmı, A gribinin alt grubu olan H1N1’e karşı bağışıklık kazandı. Bu sene, ona bağlı olarak B tipi gripte artış söz konusu. Bu yüzde 50-55 civarında. Şu anda B gribini her iki kişiden biri enfekte oluyor.

Şu anda H1N1 de etkenleri arasında. İkinci sırada da H1N1’i görüyoruz. Yani 2010-2011 döneminde mevsimsel grip etkeni olarak dolaşımda geçen sezona oranla daha az etkili olmakla birlikte hala dolaşımda. Ancak ilk sırada B gribi bulunuyor. Üçüncü sırada da H3N2 denilen bir grip virüsü görülüyor.”.

“KOMPLİKASYONLAR NEDENİYLE GEÇ ATLATILABİLİR”
B gribi virüsünün normalde diğer etkenlere göre daha hafif seyrettiğini anlatan Ertek, “gribal enfeksiyonlarda, influenza dışında da bazı virüsler şu an dolaşımda” dedi.

Ertek, parainfluenza ve adeno virüsleri gibi üst solunum yolu enfeksiyonu yapan farklı virüslerin de şu anda etkinliğini sürdüğünü ifade etti.

Gribal enfeksiyonların, altta yatan bir sorun olmadığı takdirde genellikle bir hafta içinde iyileştiğini, bazen sinüzit, otrit, bakteri tarzında komplikasyonlara yol açabileceğini belirten Ertek, bu takdirde iyileşme süresinin uzadığını dile getirdi.

Ertek, iyileşme süresinin bazı hassas bünyelerde grip sonrasında bir aydan daha fazla devam eden öksürük şikayeti ile karşılaşılabildiğini belirterek, bunun da gribal enfeksiyon dışında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ertek, “Bu influenza sezonunda görülebilecek bir durumdur. Hastaların yüzde 80-90’ı bir haftada atlatıyorsa, yüzde 10’u komplikasyonlar nedeniyle geç atlatabilir” dedi.

“GÖĞÜSTE AĞIRLIK HİSSİ ADELE AĞRISINDAN KAYNAKLANIYOR”
Gribal enfeksiyonların baş ağrısı, halsizlik, öksürük, ateşin yükselmesi, vücut ağrıları ve bazen göz dibi ağrısı ile ortak belirtilerle kendini gösterdiğini vurgulayan Ertek, şu an hastaların en çok şikayet ettiği göğüste ağırlık hissinin adale ağrısından kaynaklandığını söyledi.

Ertek, gribin bir komplikasyonu olarak grip sonrasında bakteriyel pnömoni olabileceğine ve hastanın şiddetli göğüs ağrısı hissedebileceğine işaret etti. Bu durumda dikkatli olunması uyarısında bulunan Ertek, “Bu bakterilerin pnömoni olması halinde göğüs ağrı, şiddetli öksürük ve balgam çıkarma söz konusu olabilir. Bu durumda mutlaka hekime başvurulmalıdır” diye konuştu.

Üvey kızımdan yedi çocuk yaptım

Posted on 15th Şubat 2011 in Haber

‘Üvey kızımdan yedi çocuk yaptım’
Almanya’da başlıca gündem maddelerinden biri olan ensest vakasında bir kamyon şöförü, üvey kızından yedi çocuk sahibi olduğunu mahkemede itiraf etti.
Güncelleme:15 Şubat 2011 20:29
Almanya’da başlıca gündem maddelerinden biri olan ensest vakasında bir kamyon şöförü, üvey kızından yedi çocuk sahibi olduğunu mahkemede itiraf etti.

Detlef S.nin mahkemede söz alması beklenmiyor

Savcılar, 48 yaşındaki Detlef S.’yi 20 yıl boyunca üvey kızı, öz kızı ve üvey oğluna cinsel tacizde bulunmakla suçluyor.

Yetkililer, ilk taciz olayının çocuklar dört yaşındayken gerçekleştiğine ve kızların fahişelik yapmaya zorlandığına inanıyor.

Sanık Detlef S.’ye 350 farklı suçlama yöneltiliyor. Mahkemenin kararını 25 Şubat’ta vermesi bekleniyor.

Avukatları, sanığın Koblenz kentindeki bir mahkemede görülen davada söz almayacağını belirtti. Ancak avukatların sanık adına bir açıklama yapması bekleniyor.

Sanığın eşinin de iddia makamı adına tanıklık yapacağı belirtildi.

Alman medyası olayı, Avusturya’da kızını 24 yıl boyunca hapsedip, taciz eden Josef Fritzl’a benzetiyor.

Detlef S.’nin avukatlarından biri duruşmanın başlangıcında müvekkili adına bir açıklama yaptı ve sanığın üvey kızının yedi çocuğunun babası olduğunu itiraf ettiğini söyledi.

İlk duruşmada sanığın üvey oğlu ve üvey kızı da ifade verdi. Ancak üvey kızın ifadesi sırasında mahkeme basına ve kamuoyuna kapatıldı.

Ünlülerin Estetik Felaketleri

Posted on 15th Şubat 2011 in Haber

Silikonsuz yaşamaya dayanamadı
Dünyanın en büyük göğüslerine sahip olamayınca ikinci kez intihara teşebbüs ederek komaya girdi.Güncelleme:15 Şubat 2011 21:12
Dünyanın en büyük göğüslerine sahip olan model Sheyla Hershey, hayati tehlike nedeniyle silikonlarının alınmasının ardından ikinci kesintihar teşebbüsünde bulundu.

Ünlülerin Estetik Felaketleri – GALERİ

Aşırı dozda hap alarak yaşamına son vermek isteyen 31 yaşındaki Hershey, dün geceden beri komada.
Eşi Derek, “Doktorlar ne zaman uyanacağını bilmiyor. Sadece bunu atlatması için dua ediyorum” diye konuştu.

Teksas’ta yaşayan Brezilyalı model, eylülde bir operasyon sırasında enfeksiyon kapmış ve eski göğüs bedenine geri dönmek zorunda kalmıştı.

Ancak göğüs takıntısı nedeniyle psikolojik tedavi gören Hershey, pazar günü aşırı dozda ilaç alarak, iki ay içinde ikinci kez intihar teşebbüsünde bulundu.

Bir çocuk annesi Hershey, ilk girişiminden sonra, “Dünyanın En Büyük Göğüsleri kimliğimi yeniden aldığımda, kızım için daha iyi bir model olabilirim. Göğüslerim olmadan çok çirkin hissediyorum. Onlar olmadan kim olduğumu bilmiyorum” diye konuşmuştu.

Ben de Ergenekon’a üye olacağım

Posted on 15th Şubat 2011 in Haber

Ben de Ergenekon’a üye olacağım”
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Ergenekon” soruşturmasında göz altına alınan gazeteci Soner Yalçın’a sahip çıktı.Güncelleme:15 Şubat 2011 21:05
Yalçın’ı “kaya gibi adam” diye nitelendiren Kılıçdaroğlu, “Nerede bu örgüt, ben de üye olacağım” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grubu’nda, Odatv adlı internet sitesi yöneticisi, gazeteci Soner Yalçın’ın ”Ergenekon” soruşturması kapsamında gözaltına alınmasını değerlendirdi.

Yalçın’ın, pazar günleri kaleme aldığı, tarihi güncelleştiren yazılarını büyük dikkatle okuduğunu, kitaplarını kaçırmamaya çalıştığını belirten Kılıçdaroğlu, Yalçın’ı, ”çalışan, üreten, kalemini satmayan, besleme ve yandaş olmayan, yalçın, kaya gibi bir adam” diye niteledi.

Kemal Kılıçdaroğlu, internet sitesinin de yazılamayanı yazdığını ifade etti.

Kılıçdaroğlu, Soner Yalçın’ın, ”Bir televizyon kanalı kuracaktık, kurdurtmamak için bu yapıldı” dediğini belirterek, ”Hortumcu, yandaş olsaydı sırtı sıvazlanırdı. Onu, arama yaparak, baskı kurarak susturacağınızı sanıyorsanız yanlış yere çarptınız, çünkü soyadı Yalçın, kaya gibi duruyor. Her türlü desteğimiz onun arkasında olacak” diye konuştu.

‘O ÖRGÜTE ÜYE OLACAĞIM’
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:

”Ergenekon terör örgütüne üye olmak… 3 yıldır devam ediyor, örgüt üyeliğine istediğiniz zaman gidip üye olabiliyorsunuz. Nerede bu örgüt, gideceğim üye olacağım. Bunlarda akıl mantık yok, bunlar için hukuk diye bir kavram yok ki… ‘İstediğimi tutuklarım, istediğim yargıca düşürürüm, istediğim kararı vermezse yargıcı değiştiririm, değiştirdikten sonra istediğimi tutuklarım, gözaltına aldırırım. Hakimlerimi atarım, arkadaşlar dava geliyor, kararı nasıl vereceğinizi bilirsiniz.’ Bu mu hukuk? Kaygımız, buradan. Hukuk, bağımsız ve tarafsız olmalı, bu özelliklerini yitirirse hukuk olmaz.

Sayın Cumhurbaşkanı, hukuk konusunda çok duyarlı olduğunu söylüyor. ‘İçeridekiler salıverilmesin, o nedenle derhal imzaladım’ diyor. Sayın Cumhurbaşkanı, mademki hukuk konusunda bu kadar duyarlısın, hülleyle Anayasa Mahkemesine yargıç tayin edilirken, elin nasıl vardı da o kalemi alıp, imzaladın? Anayasa Mahkemesine, hülleyle hakim tayin edeceksiniz, o Mahkeme Başkanı bile bunu içine sindirecek, sonra Yargıtay, Danıştaya ders vermeye kalkacak. Hadi canım sende kimsin sen ders vermeye kalkıyorsun?”

‘DOKUNULMAZLIĞIMIZI KALDIR ARKADAŞ’
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, ”Yargını, medyanı kurdun, iş dünyanı kendine göre oluşturdun, yasama organı zaten emrinde. Senden bir şey istiyorum, bizim dokunulmazlığımızı kaldır arkadaş, istemiyoruz dokunulmazlık” diye seslendi.

Demokrasinin, yargının bu kadar kirlendiği, tartışma konusu olduğu ortamda, hiçbir CHP milletvekilinin, dokunulmazlık zırhına bürünmek istemediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, sözlerini, ”Senin savcıların, yargıçların, bize uydurma suç üretebilirler, tutuklayabilirler, hepsini göze alıyoruz. Senin dokunulmazlığın kalsın, sen dur orada. Bu ülkeye demokrasi, özgürlük getirmek için her türlü bedeli ödemeye kararlıyız. Kimse bunun önünde duramayacak” diye sürdürdü.

‘TABANCA ALDI MI?’
Kılıçdaroğlu, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya’nın, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in avukatlığını yaptığının ortaya çıktığını, İyimaya’nın para almadığını söylediğini belirterek, ”Demek ki gönül birliği var. Darbeciler ücret olarak ne verir, karşılığında tabanca aldı mı, almadı mı” diye sordu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ”Pisliklerini temizliyoruz” dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, ”O dönemde bakanlık yapanlar, şu anda kabinende değil mi? Temizliyorsan onların pisliklerini temizliyorsun. Temizlemediğin gibi yeni pislikler ilave ediyorsun, demokrasi, özgürlük ayıbını bu ülkeye getiriyorsun” dedi.

‘YÜKSEK PERDEDEN ATIYORSUN’
Erdoğan’ın, ”Tunus, Mısır, Irak, Filistin’in derdi de bizim derdimiz” dediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

”Madem senin derdin, Irak’ta, Müslüman kadınlara yapılan tecavüzler varken ne yaptın, niye dertlenmedin? Amerikalı askerler, Müslüman kadınlara tecavüz ederken sen çıkıp Amerikalı askerlere başarılar diledin. Neye göre başarıyı diliyorsun, yüzlerce cami bombalandı, insanlar, çocuklar öldürüldü, kime başarı diledin? Şimdi kalkıp, yüksek perdeden atıyorsun. Sanıyor ki bunları unutacağız. Seni, senin gölgenden daha yakın takip ediyoruz Sayın Başbakan, hiç merak etme. ‘Kaynak, benim’ derken bilinçli söyledim. Bu ülkenin imkanlarını bilen insanlarız, devletin neyi var, neyi yok en iyi biz biliriz, Başbakan bilmez. Toplamayı da, çıkarmayı da en iyi biz yaparız. Kaynak niye biziz, çünkü hortumları keseceğiz, sen yandaşlarına bağladın. Hortumları kesecek olan ben olduğum için ‘ben kaynağım’ diyorum, sen hortumları kesemezsin, hortumdan besleniyorsun. Millete verdiğim söz var, bunların maskesini indireceğim.

Dün Sevgililer Günü’ydü, bütün sevgililerin gününü kutluyorum. Dün, çağların önemli bir insanı Hz. Muhammed’in doğum günüydü. O da bizim bir sevgilimiz, o insanlığa bir güneş gibi doğdu. O güneş, bütün sıcaklığıyla, her zaman var olacak.”

- mirc mynet sohbet seviyeli sohbet chat -