TRT yılbaşı programında Türkiye’yi Eurovision şarkı yarışmasında kimin temsil edeceğini duyurdu.

Posted on 2nd Ocak 2011 in magazin

TRT yılbaşı programında Türkiye’yi Eurovision şarkı yarışmasında kimin temsil edeceğini duyurdu.

Lena’nın seslendirdiği parçayla birinciliği elde etmesiyle, 56. Eurovision Şarkı Yarışması’na ev sahipliği yapacak olan Almanya’da Türkiye’yi Yüksek Sadakat grubu temsil edecek.

Yeni yılın ilk dakikalarında TRT ekranlarından seyircilerle buluşan grup, şarkılarını önümüzdeki günlerde hazırlayıp teslim edecek.

İlk albümlerini 2006 yılında DMC etiketiyle çıkaran Yüksek Sadakat grubu, ‘Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer’ şarkısıyla tanındı. 5 kişiden oluşan grup üyeleri vokalde Kenan Kutlu, bas gitarda Kutlu Özmakinacı, gitarda Serkan Özgen, klavyede Uğur Onatkut ve bateride Alpay Şalt yer alıyor.

Lena‘nın seslendirdiği parçayla birinciliği elde etmesiyle, 56. Eurovision Şarkı Yarışması’na ev sahipliği yapacak olan Almanya’da Türkiye’yi Yüksek Sadakat grubu temsil edecek.

Yeni yılın ilk dakikalarında TRT ekranlarından seyircilerle buluşan grup, şarkılarını önümüzdeki günlerde hazırlayıp teslim edecek.
İlk albümlerini 2006 yılında DMC etiketiyle çıkaran Yüksek Sadakat grubu, ‘Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer’ şarkısıyla tanındı. 5 kişiden oluşan grup üyeleri vokalde Kenan Kutlu, bas gitarda Kutlu Özmakinacı, gitarda Serkan Özgen, klavyede Uğur Onatkut ve bateride Alpay Şalt yer alıyor.

comments: 0 »

Kurtlar Vadisi Filistin” İsrail’i Gerdi

Posted on 11th Kasım 2010 in magazin

israil  ile ünlü “alçak koltuk krizi”ne yol açan “Kurtlar Vadisi – Irak”ın ardından çekilen “Kurtlar Vadisi – Filistin”in internette yayınlanan fragmanları  şimdiden germeye yetti.

basınının dünkü manşetlerini “Kurtlar Vadisi – Filistin” haberi işgal etti.

Yediot Ahronot gazetesi, “Türk Rambo” başlığıyla verdiği haberde, zaten bozuk olan Türk israil  ilişkilerinin daha da gerileceği yorumunu yaptı.

Filmi israil karşıtı” olarak niteleyen gazete, “Türkiye ‘den kurgusal yolla intikam alıyor” diye yazdı.

Aşırı sağcı Arutz Sheva gazetesi, “Türkiye anti-Siyonist bir yapımla zaten bozuk olan diplomatik ilişkilerin sınırlarını test ediyor” yorumu yaptı.

Jerusalem Post gazetesi ise, manşetten duyurduğu haberinde, geçen yıl yayınlanan “Kurtlar Vadisi – Irak” filminin “alçak koltuk” kriziyle başlayıp Türk büyükelçisinin geri çekilmesiyle sonuçlanan gelişmelerin fitilini ateşlediğini belirterek, “O filmi 4.2 milyon seyirci izlemişti. Yeni filmin çok daha geniş kitlelere ulaşması bekleniyor” diye yazdı

comments: 0 » tags:

Ezel Milyonları Ağlattı

Posted on 11th Kasım 2010 in magazin
Sonraki resim için tıklayın >>
atv ekranlarında beğeniyle izlenen ‘Ezel’ dizisi, fenomene dönüştü. Dizide kullanılan eşyalardan gidilen mekanlara kadar her şey büyük ilgi görüyor. İşte A’dan Z’ye ‘EzTürkiye ‘Ezel’e ağlıyor! Kardeşi Mert’in ölümüyle yıkılan ‘Ezel’e bir darbe de babasından geldi: Evden kovulan ‘Ezel’, yine ‘Dayı’ya sığındı. Onun çaresizlik gözyaşları ise milyonları ağlattı…

Büyük Aşk Sona Erdi

Posted on 11th Kasım 2010 in magazin
Sonraki resim için tıklayın >>
Hülya Avşar ile Saadettin Saran arasındaki büyük aşk sona erdi. Yaklaşık 3 buçuk yıldır mutlu bir beraberlik sürdüren ikili son dönemde aralarındaki anlaşmazlıklar yüzünden zaman zaman karşı karşıya geliyordu
comments: 0 » tags:

Gülben Ergen’in Zayıflama Sırrı

Posted on 6th Kasım 2010 in magazin

Gülben Ergen ikizleri Ares ve Güney’in doğumundan sonra 18 kilo verdi. İdeal kilosuna kavuşan Gülben Ergen diyet sırlarını anlattı:

Güniük diyetinizde nelere dikkat ediyorsunuz?

Ara öğünleri atlamamaya çalışıyorum. Ayrıca porsiyonlarımı küçültüyorum. Beyaz un, şeker ve ekmek gibi tehlikeli üçlüden uzak duruyorum. Bu arada mutlaka yürüyüş yapıyorum.

• Diyetinizin olmazsa olmazı nedir?

Salata benim öğünlerimde joker muamelesi görür. Et mi var ana öğünde yanına mutlaka salata… Sebze mi yiyorum yanında mutlaka salata… Kahvaltıda bile domates, salatalık ve yeşillik olmasını isterim.

• Ekmek, pilav, makarna sevmez misiniz? Bayılırım. Ama ölçülü tüketirim. 1 dilim ekmeğin alternatifler yaratırım. 1 dilim
ekmeğin alternatifleri şunlar: 1 kase çorba, minik bir kase pilav, 1 haşlanmış patates, 4 grissini. Mesela pilav yediğimde ekmek tüketmiyorum. Çorba çok doyurucu ve besleyici bir seçenek. 1 kaşık yağ ile harika lezzetler elde edebilirsiniz. Brokoli çorbası mesela… Lahana çorbası mesela… Yayla çorbası… Yanına ıspanak, semizotu gibi bir sebze yemeği veya ızgara
et ile dengeli bir öğün oluşturmak mümkün. Mücver kızartılmadan fırında yapılırsa müthiş bir yemektir bence. Aynı şekilde mantar da öyle.

Tek yasağım tatlı. Ama dondurma hariç. Zaman zaman motivasyon için ödüller gerekebiliyor. Dondurma da benim için onlardan biri. Evde genellikle  yaparım ama asla şeker kullanmam. Bizim evde tatlılar balla veya pekmezle yapılır.

• Meyveyle aranız nasıl?

Kendimi frenlemekte en zorlandığım iki şey var: Meyve ve tuz. Bol meyve yerim. Bol meyve de bol şeker demek. Çok zararlı olmasına rağmen tuzlu  severim. Hatta turşu vazgeçilmezimdir. Bu iki yaramazlığım dışında bir de dondurma düşkünlüğüm var.

• Günde ne kadar su içersiniz?

Kesinlikle günde en az 2.5 litre su içiyorum. Sabahları ve akşam yatmadan önce küçük yarım litrelik ılık suyumu bitirmeye çalışırım. Güne başlarken ılık suyumun içine 1 tatlı kaşığı elma sirkesi katarım. Elma sirkesiyle amacım zayıflamak değil, iç organlarımın temizlemesini sağlamak. Zaten bence hiçbir şey tek başına zayıflatmaz, her şey bir bütün. Su da zayıflatmaz. Yediklerinize dikkat etmiyorsanız aksine şişirir bile!

Ergen’in günlük mönüsü

Sabah
■ 1 yumurta
■ 5-6 zeytin
■ Domates, salatalık, maydanoz
■ 2 dilim esmer ekmek ya da kepek ekmeğine tost.
Ara:
■ 1 elma veya 3 kuru kayısı veya 1 avuç leblebi veya 15 badem
Öğle:
Haftada 3 gün: Sebze yemeği, salata, yoğurt, 6 yemek kaşığı bulgur veya makarna.
Haftada 3 gün: Izgara et (100 gram) tavuk veya balık (200 gram), salata, sebze yemeği.
Haftada 1 gün: Serbest
Ara:
Kepek ekmeğine tost, 3 top dondurma veya 6 yemek kaşığı müsli ve süt veya 2 porsiyon meyve ve 1 kase yoğurt.
Akşam:
Haftada 2 gün: 8 yemek kaşığı kurubaklagil, salata ve yoğurt.
Haftada 5 gün: Etli sebze yemeği veya ızgara et, tavuk, balık yanında salata ve yoğurt.
Ara:
1 avuç badem, ceviz, fındık veya leblebi.
Gülben Ergen’in notu: Diyet listesi kişiye özel hazırlanmalı.

iclal aydın ne dedi

Posted on 24th Ekim 2010 in magazin
 “HEP SİMSİYAH GİYİNİYOR” ELEŞTİRİSİNE KULAK VERDİ VE BUGÜN GELİN GİBİ “BEMBEYAZ” BİR KIYAFETLE EKRANA ÇIKTI!.. UÇANKUŞ, SON DERECE GÜZEL BİR HANIM OLAN İCLAL AYDIN’IN GEREKSİZ YERE “KİLO KOMPLEKSİ” YAPTIĞINI VE BUNU KAPATMAK İÇİN HEP SİYAH GİYMESİNİ ELEŞTİRMİŞTİ. İCLAL AYDIN’IN BUGÜN AYRICA MODACI ECE SÜKAN’I KONUK EDİP, KIYAFET KONUSUNDA HEM SEYİRCİ, HEM DE KENDİSİ İÇİN ÖNERİLER ALMASI DİKKATİ ÇEKTİ!..
 
22/10/2010 15:00
 
 
 

Böylece gereksiz bir kompleksten kurtulmuş oldu İclal Aydın…

Ve bugün son derece şık ve hoş bir görüntü sergiledi beyaz elbisesiyle…

Dileriz hep böyle iç açıcı giyinir, iç karartıcı değil!..

comments: 0 » tags:

GENÇLERDE IŞIK GÖREMİYORUM!

Posted on 24th Ekim 2010 in magazin
 
 
 

“Unutulmaz” dizisinde oynadığı Feyyaz karakterini canlandıran Fikret Hakan 1914-1996 yılları arasında sinema tarihimize belgelerle ve fotoğraflarla ışık tutacak “Türk Sinema Tarihi” isimli bir kitap yazdı. Kitapta o döneme ait olaylar belgeler ile anlatılırken vizyonda olan filmler basında çıkan haberler, eleştiriler, yorumlar ve fotoğraflar yer alıyor. Yakında ikinci cildini hazırlama başlayacak olan usta oyuncu genç oyunculara hem sitem etti hem öğütlerde bulundu.

 

“Gençlerde ışık göremiyorum”

1950 yılında sinemaya başladığını vurgulayan usta oyuncu Hakan,” Ben Türk sinemasına emek vermiş bir aktör olarak üzerime düşen görevi yaptım. Benim sinemaya başladığım dönemde şartlar ve imkanlar bugünkü gibi değildi. Kitaptakilerin hepsini bir bir not ettim. Şimdi türk sinemasının geçmişine ışık tutmak üzere bırakıyorum. Sıra şimdi genç oyuncularımızda onlarında türk sinemasına sahip çıkmasını istiyorum. Ama ne yazık ki ben genç oyuncu arkadaşlarımızda böyle bir ışık göremiyorum. Şimdiki teknolojik imkanlar benim gençlik döneminde olacaktı ben neler yapardım neler. Gençlere şunu söylüyorum gençlik yıllarınız gelip geçici yaşlandığınızda geriye dönüp baktığınızda sinemamız adına bir eser bırakın. Ben kitabın ikinci cildini hazırlıyorum. Kitabımdan çok olumlu tepkiler aldım” dedi.

Best Model of Turkey ve Başkan Aziz Yıldırım

Posted on 19th Ekim 2010 in magazin
16.10.2010

Hurriyet.com.tr’de çalışmaya başlayalı üç yıla yakın zaman oldu. Geçen dönem içerisinde görevim gereği hep rakamları ve ekonomi dünyasının bunları nasıl yorumladığını takip ettim.

Ama Perşembe akşamı hurriyet.com.tr’deki bu kimliğimin çok dışında kalan bir organizasyona katıldım. En sonda söyleyeceğimi en başta belirtecek olursam; iyi ki de gitmişim…

Bu organizasyon uzun yıllardır ekranlardan şahitlik yaptığımız; Kenan İmirzalıoğlu, Kıvanç Tatlıtuğ ve Şenay Akay gibi isimleri moda ve sanat dünyasına kazandıran Best Model of Turkey’di.

Birbirinden güzel ve yakışıklı genç modellerin kıyasıya mücadele ettiği yarışma beni iki saatten fazla bir süre kur savaşları, finansal kriz, işsizlik ve daha birçok moral bozan ekonomik gerçeklerden uzaklaştırdı.

Perşembe gecesinin özetine bakacak olursak:

Havanın yağmurlu oluşu ve İstanbul trafiğindeki çilenin Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen organizasyonun aleyhine işlemesi, katılımın nispeten düşük kalmasına neden oldu.

Ancak birçok ünlü isim, yağmura rağmen yine de renkli kıyafetler ve birbirinden ilginç kreasyonların sergilendiği geceye katılmıştı.

Bir zamanlar Sabah Şekerleri adlı beğenilen televizyon programıyla evlerimize konuk olan ve dünkü yarışmanın sunuculuğunu yapan Murat Başoğlu’nun, uzun süre sonra kameralar karşında sergilediği performans da oldukça başarılıydı.

Reklam aralarında yaptığı esprilerle stand-up yıldızlığına göz kırpaken, jürinin kıdemli üyesi Hıncal Uluç başta olmak üzere birçok konuğa şaka yoluyla sözlü sataşmadan da geri durmadı.

Özellikle, Uluç ile girdiği diyalogda A Milli Futbol Takımı’nın son mağlubiyetlerine vurgu yapan Başoğlu, çözümü de çok uzakta aramadı.

BAŞKANLIK SİSTEMİ VE AZİZ YILDIRIM

Başkanlık sistemi tartışmalarını hatırlatan Başoğlu, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın bu göreve gelmesi durumunda birçok sorunun kolayca çözülebileceğini esprili şekilde ifade etti.

Uluç’un buna ne şekilde cevap verdiğini uzakta olduğum için duyamadım…

Ancak, Fenerbahçe’nin son yıllarda Avrupa ve ligdeki performansına baktığımızda; bu tespitin ne kadar başarıya ulaşacağını da sorgulamadan edemedim.

Yarışmaya gelecek olursak…

Bu sene 23′üncüsü düzenlenen Best Model of Turkey’de, özetle erkek adayların görüntüsü ve performansı daha çok öne çıktı.

Koreografi gereği hepsi şortlu biçimde sahnede belirdiklerinde, tüm salondakiler gibi ben de bir an için Spartaküs dizisinin güçlü görüntüsüyle öne çıkan oyuncu kadrosunu karşımda sandım.

Daha sonra takım elbise kreasyonlarıyla çıkana kadar da bu ikilemi yaşamaya devam ettim.

Finalde ise her iki tarafta da bence hak eden adaylar ipi göğüsledi…

Kadınlar da Yeliz Mete, erkeklerde ise Çağatay Ulusoy gecenin sonunda gülen isimlerdi.

En başta da söylediğim gibi benim işim ekonomi yayıncılığı. Bu nedenle de moda konusunda ahkâm kesmek gibi bir niyetim yok.

Ancak en iyi ‘catwalk’ (podyum yürüyüşü) ödülüne erkekler arasından layık görülen aday, salondakilerin çoğu gibi beni de şaşırttı.

Bu ödülü alan isim açıklandığında bir anda ben, birlikte çalıştığım Dış Haberler Editörü Cengiz Özbek, Almanya’da yaşayan kuzenim Birdal ve kız arkadaşı Anna şaşkınlıkla birbirimize baktık.

Çünkü en iyi podyum yürüyüşü dalında ödül alan İbrahim Gayberi, yürürken en doğal hareket olan ellerini sallamayı dahi unutacak kadar kasılmış bir görüntü sergiliyordu.

Yine de jürinin bir bildiği vardır diyerek keyifli geceyi çok da soruya boğmaktan kaçındık…

Gecenin sonunda Haliç Kongre Merkezi’ni terk etmek için dışarı çıktığımızda, yağmur hala olanca şiddetiyle devam ediyordu.

Aracımıza giderken yüzüme çarpan yağmur damlaları ise:

Dolar hala düşüyor, kur savaşları devam ediyor, yeni bir resesyon tehlikesi ortadan kalkmış değil dercesine beni bu güzel rüyadan uyandırmaya çalışıyordu.

Canlı yayında aşk kıvılcımları

Posted on 19th Ekim 2010 in magazin
22.09.2010

İclal Aydın’ın sunduğu Hayat Ağacı dün izleyicilerle buluştu. Üç bölümden oluşan programın birinci bölümünün konukları Kenan Ece ve Asuman Krause’ydi. İki ünlünün konuşmaları ve aralarındaki yakınlaşma dikkat çekiciydi.


İclal Aydın ve Asuman Krause, Kenan Ece stüdyoya gelmeden önce Ece’ye iltifatlar yağdırdılar. Sürekli yakışıklılığının övülmesinin ardından Ece, stüdyoya geldi. Sen diye hitap eden ve bir süre sonra bundan rahatsızlık duyan İclal Aydın, “Kardeşim gibi geldin, sen diye hitap ediyorum ama normalde çok dikkat ederim” dedi. Bunun üzerine Asuman Krause ise “Ben hiç kardeş gibi hissetmedim” diyerek yanıt verdi.

Çerkez olduğunu söyleyen Krause, Ece’nin de Çerkez olduğunu duyunca “Bu bir işaret mi yoksa” diyerek stüdyoda gülüşmelere neden oldu. Bunun üzerine “Ben böyle değildim yaşarken oldum” diyen ünlü manken, Ece’nin 1980 doğumlu olduğunu öğrenince ise şok yaşadı.

Kenan Ece’nin programda çok rahat olamadığını, heyecanlı olduğunu söylemesi üzerine Asuman Krause’nin ani çıkışı, “Ne, heyecanlı mısın?” sözleri çok manidardı.

İki ünlünün de bekar olduğunun altını çizen İclal Aydın ise şakayla karışık “Evlilik programı mı yapsam” diyerek bu yakınlaşmayı vurguladı.

Kerim, Fatmagül’le Yüzleşiyor

Posted on 19th Ekim 2010 in magazin
Kanal D’nin başrollerinde Beren Saat ile Engin Akyürek’in oynadıkları ‘Fatmagül’ün Suçu Ne?’ isimli dizinin bu bölümünde Kerim, tüm acılarının intikamını almak istercesine kendisine saldıran Fatmagül’le büyük bir yüzleşme yaşıyor.
Bu Haberi Paylaş:

Kula haberleri
İstanbul
Beren Saat
FOTOGALERİLER

Beren’in Morgda Teşhis Ettiği Sevgilisi

İşte Olay Kareler

Beren’den Cesur Sahne

Galada Beren Şov

Kerim, tüm acılarının intikamını almak istercesine kendisine saldıran Fatmagül’le büyük bir yüzleşme yaşarken, Mustafa da Münir’den duymak istemediği gerçekleri öğrenir. Öte yandan Reşat Yaşaran, yerel gazetede çıkan haberle iyice köşeye sıkışmıştır. Engellemeye çalıştığı olay giderek büyür.

Fatmagül’ün tek umudu bir an önce ağabeyine kavuşmaktır. Rahmi ve Mukaddes İstanbul’a gelirler. Kerim de Fatmagül’ü ailesine teslim edecek ve yurt dışına kaçacaktır. Ama Mukaddes’in şartları, şimdilik yolunu keser.

Kasabada da Kerim’in Fatmagül’e yaşattıkları dilden dile, kulaktan kulağa yayılır ve Ebe Nine kasabalının öfkesine hedef olur. Yıllardır özenle kurduğu dostluklar, düşmanlığa dönüşmüş, Ebe Nine, Kerim yüzünden kasabadan aforoz edilmiştir. Yaşayacağı son acı olayla artık bu kasabada yaşayamayacağını anlar

- mirc mynet sohbet seviyeli sohbet chat -